Yalnızlık çağımızın belki de en büyük sosyal sorunu. Bu durum, eskiden bu kadar büyük bir sorun olarak algılanmıyordu. Sadece içine fazlasıyla dönük insanların mustdarip olduğu küçük bir sosyal sorun olarak görülüyordu. Son zamanlarda işler biraz değişti. Araştırmacılar, yalnızlığı halk sağlığı krizi olarak görüyor artık.

Öyle ki yalnızlığın demans, diyabet, yüksek tansiyon ve hatta kanserin etkilerini daha da artırdığına yönelik çalışmalar var. Uzmanlar, yalnızlığı bir kişinin günlük bir paket sigara içme alışkanlığına sahip olması kadar kötü olarak nitelendiriyor. Ve yalnızlar ordusu büyüyor. Bugün ABD’deki dört kişiden en az biri, insanlara kendilerini yakın hissetmediklerini söylüyor. Ve içinde bulunduğumuz stres çağında bu oranların dünya genelinde artma olasılığı yüksek.

Çalışmalar devam ediyor

Sorunla ilgili büyüyen bir araştırma grubuna karşın yalnızlığın tedavisi için uğraşılıyor. Davranışsal nörobilim doktoru Moriel Zelikowsky de bunlardan birisi. Caltech›te “yalnız” farelerin beyinlerini inceleyen Zelikowsky, bu yılın başlarında Cell dergisinde, pek bilinmeyen bir ilacın onlara nasıl yardımcı olabileceğini gösteren bir bildiri yayımladı.

Medium’a konuşan nörobilimci, sosyal medyayla birlikte iletişim ağlarımızın genişlemesine rağmen yalnızlık duygusunda artış olduğunu ve buna bir tedavi bulmak için fare davranışları üzerinde uzun süredir çalıştığını ifade etti.

Zelikowsky’nin geliştirdiği ilaç, beyindeki bazı reseptörleri bloke ediyor. Bu sayede, izole edilmiş bir ortamda ilacın verildiği fareler, “sosyal” ortama yeniden girdiklerinde daha az agresif oluyor. Zelikowsky, normalde bu tarz bir durumda farelerin daha agresif davranışlar sergileyeceğini ifade ediyor.

İlacın insanlar üzerinde denenmesi için kat etmesi gereken bir hayli yol olduğu da aşikâr. Ancak Zelikowsky yine de umutlu.


Kaynak: https://medium.com/s/story/whatlonely-
humans-can-learn-from-lonely-mice-

# #