Polen alerjisi olarak bilinen saman nezlesi ilk kez 1870 yılında tanımlanmış olmakla birlikte, alerjiler 20. yüzyılın ortalarına dek ender görülen durumlardı. Alerjilerdeki ilk tırmanışa çocukluk çağı astımında tanık olundu. 1960 yılından 1990 yılına dek, çocukluk çağı astımı gelişmiş ülkelerde salgın boyutlarına ulaştı ve bunu saman nezlesi olaylarında yaşanan artış izledi. 1991 yılına gelindiğinde, İngiltere’de astım tanısı konan hasta sayısı 20 yılda dört katına, polen ve toz alerjilerine bağlı olarak doktora başvuranların sayısı da iki katın üzerine çıktı.

Besin alerjisi çok arttı

Üst solunum yolu alerjilerindeki bu tırmanışın ardından ikinci bir yükseliş dalgası yaşandı. Astım ve saman nezlesi 1990’lar ve 2000’lerde dengeye kavuşurken, bu kez çocuklarda besin alerjileri patlak verdi. ABD’de çocuklarda görülen besin alerjileri 12 yılda yüzde 50 oranında arttı. Southampton Üniversitesi’nden Syed Hasan Arshad, “Bu ülkede astım ve alerjilerin şimdilerde nüfusun yaklaşık yüzde 25’ini etkilediğini düşünüyoruz” diyor. 1970 yılından önce zengin ülkelerde insanların yaklaşık yüzde 10’u saman nezlesinden yakınıyordu. Oysa araştırmalar şimdi saman nezlesinin yetişkinlerin yüzde 30’unu, çocukların da yüzde 40’ını etkilediğini ortaya koyuyor. Britanya’da ve aynı oranda gelişmiş ülkelerde çocukların yaklaşık yüzde 7’sinde besin alerjileri olduğu görülüyor. Alerjilerdeki bu tırmanışın farkındalığın artmasından ve insanların bu tür sorunlar yaşadıklarında uzmanlara daha çok danıştıklarından kaynaklandığını düşünmek rahatlatıcı gelebilir. Ancak farklı kuşakların karşılaştırıldığı araştırmalar durumun hiç de öyle olmadığına işaret ediyor. Örneğin, yerfıstığı alerjileri kimi zaman öyle şiddetli olabiliyor ki, uzmanların geçmişte bunu fark edememiş olmaları görünürde pek de olası değil.

Farkında değiller

Gerçekte, çok daha fazla sayıda insan farkında olmadan alerjilerle yaşıyor olabilir. Danimarka’da Kopenhaglı ergenler ve yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırma, astımlı katılımcıların yarısına daha önce astım tanısı konmamış olduğunu ve kendilerine herhangi bir tedavi uygulanmadığını ortaya koyuyordu. Ev tozu akarları, evcil hayvanlar ve küfle tetiklenen ve saman nezlesini andıran belirtilerle kendini belli eden rinitten mustarip deneklerin üçte birine tanı konmamıştı. Başta Çin olmak üzere, hızla gelişmekte olan ülkelerde şimdilerde alerjilerde benzer artışların yaşanmaya başladığı görülüyor. 1990-2011 yılları arasında, Şanghay’da yaşları 3 ile 7 arasında değişen çocuklarda astım oranlarının yüzde 2’den yüzde 10’a çıktığı belirtiliyor. Bilim insanları alerjilerdeki bu artışın nedenini henüz tam olarak bilmeseler de, bu konuda birtakım ipuçlarının olduğuna ve bunların en başında da 20. yüzyılda Batılı yaşam tarzından meydana gelen değişikliklerin yer aldığına dikkat çekiyorlar.

# #